Yeni Türkiye ve ‘Kemalist İslamcılığın’ direnci!

Geleneksel İslamcılık kendine özgü bir Müslümanlık içerir.

Otoriteye itaat felsefesi kadim bir felsefedir, İslamlığın ontolojisinde de yer alır.

Fitne çıkmaması, can, mal, din ve namus emniyeti için zorluklara sabretmek inancı Türkiye’deki siyasal İslam’ın büyük hikâyesinin ana fikrini oluşturur.

Bir büyük din adamı bir subayın bağrına taş basarak Dersim katliamına katılmasını salık verebilmiştir.

Müslüman coğrafyalarda bu nedenle kitlesel devrimci itirazlara rastlanmaz.

Müslümanlık temelinde isyanlar genel anlamda bireysel kalkışmalarla sınırlı kalmıştır. Şeyh Said’in başkaldırışı bu anlamda bir istisnadır.

Bu durum “itirazın” alt bilince atılmasına (takiye) ve zaman içinde alt bilinçte unutulmasına yol açmıştır. Takiye Şia’daki gibi “huy” olmuştur.

O “ilk başkaldırıyı” yapamadığından bünye mazeret mekanizmasını çalıştırmıştır.

Bu mazeret mekanizması bilinçaltında aslında var olanın üzerini küllemiş, katman katman örtmüştür.

Bilinçaltı ile bilincin gözle görülmeyen sahadaki git-gel mücadelesi “kimlik” yapısını tahrip etmiştir.

Artık geleneksel Müslümanlık olgusu sağlıksız tepkiler vermektedir.

Totaliter rejimin dayatmaları içselleştirilerek onlara meşruiyet kazandırılmaktadır.

Örneğin Türklük Müslümanlık ile eşitlenecektir. Bu Kemalist bir üründür.

İlk büyük eksen kaymasıdır.

Bu şizofren bilinç İslami yapıları huzursuz ve kaygılı yapmaktadır.

Aynı bilincin refleksleriyle Türkiye Müslümanlığı düşman olarak dünyadaki ilhadı (dinsizliği) öne çıkarmıştır. Bu ilhadın, Allahsızlığın, dinsizliğin, imansızlığın Türkiye’yi de yiyip bitireceğini düşünülmüştür.

Kemalizm’le çelişkinin en dış, en uzak halkasında enerjisini harcayarak İman üzerine, Allahın varlığının ve büyüklüğünün ispatı üzerine risaleler yazılmıştır.

Böylece “Zulüm”le mücadelede ikinci eksen kayması yaşanır.

Kendi içinde çürümeyi engellemek için büyük İslami yapı, variyetine ümmet aşkının fazladan işlendiği yurt dışı projesiyle (Süleymancılar, Hüdayi Vakfı, Nurcular) nefes aldırmıştır. Bununla, hem sisteme şirin görünecek hem de dıştan onu kuşatacaktır.

Böylece “zulüm”le mücadelede üçüncü eksen kayması yaşanır.

Türkiye İslamcılığı Kemalist laik sisteme başkaldıramamasının bütün “hıncını” Komünizme, Allahsızlık ve ahlaksızlık dilemmasına boca eder.

Yaralı ruhunu rahatlatır. Mücadele boşluğunun tamamı bu kavgayla dolar. Sahte bir mutluluk psikozu hakim olur.

İslamiyet kötülüklerin anasını, Kemalizm’i ikinci plana iterek ömrünü Solculukla mücadeleye verir. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra geleneksel İslami yapı Yeşil Kuşak projesi çerçevesinde devşirilerek Kominizm’e karşı Kemalizm’in yedek gücü haline getirilir.

Böylece dördüncü eksen kayması yaşanır.

Türkiye İslamcılığı yapısal olarak Batıcı Kemalizm’e, pagan laisizmine ve Cumhuriyet faşizmine karşı “cılız” seslerle tavır alacak güya politikadan uzak kalacaktır.

Bu iç duruş; meşrep farkıyla Nurculuğu, Süleymancılığı, Ticaniliği vb. oluşumları yaratacak, Osmanlıdan tevarüs eden Kadiriliği, Rufailiği, Nakşiliği ve bir bütün olarak tasavvuf hareketlerini aynı formata hapsedecektir.

Büyük Doğu mefkuresi, Milli Nizam felsefesi, Nizamı Alemcilik, Diriliş mefkuresi, Akıncılık, Milli Mücadelecilik hep bu kolay, çatışmasız platformdan doğacaktır. Ayrıksı kanaat önderleri bile Kemalist ruh halini taşıyacak, 1979 İran İslam devrimi gibi dünya İslami hareketlerine karşı kör sağır ve dilsiz kalacaklardır. Ümmetçiliğin başka bir proje olduğu izlenimi oluşacaktır.

Kemalizm nasıl Batı emperyalizmi karşısında yaşadığı korkunun eseriyle ellerini başının arasına alıp deprem anı pozisyonu aldıysa aynı şeyi Türkiye Cumhuriyeti karşısında İslamcılık yaşadı.

Kemalizm Batı karşısında içine gömdüğü antiemperyalizm nasıl zaman içinde Batı seviciliğe dönüştü ise Türkiye İslamlığının da bilinçaltına gömdüğü gayrı meşru TC devleti karşıtlığı zaman içerisinde Kemalist İslamcılığa dönüştü.

Kemalizm’in, eteği altında geleneksel İslamcıları da bulduğunda hiç olmadığı kadar sevindiğini tahmin edebiliriz.

Yeni Türkiye demokratik devrimi ve Devrimci İslam geleneği Kemalizm ile hesaplaşırken bu anlamda sürpriz bir direnç merkeziyle karşılaşacaktır.

Bu direnç merkezi geleneksel muhafazakar yapıdan doğan “Kemalist İslamcılık” olgusudur.

Kamuoyu, Demokratik dönüşümler üzerine kapatılan perdeleri bir bir kaldırılırken son perdenin bu olduğunu görecektir.

Yeni Türkiye oluşumuna Kemalistlerin, ulusalcıların, Ergenekon’un, Beyaz Türklerin, TÜSİAD’ın, medyanın direnme şansı iyice zayıflamıştır.

Ancak Yeni Türkiye Eski Türkiye’nin yüklerinden kurtulduğunu sandığı anlarda bu dramatik gerçekle yüzleşecektir.

Bu kendi içindeki Kemalizm’dir.

Kendi gibi İslam’ın bütün rükünlerini yerine getiren bir büyük geleneksel yapı şu an Yeni Türkiye devrimine karşı sessiz ve refleksleriyle “ doğal ” olarak direniyor.

İşte tamamı suhuletli bir reveranstan sonra nezaketle söylenen itirazlar:

“Türkiye’nin Suriye’de ne işi var, Türkiye Ortadoğu batağında boğulacak, İsrail’le zıtlaşmak jeopolitiği bilmemektir, Balkanlarda yeniden mi yenilmek istiyoruz, Barış politikası bölünmeye neden olabilir, Akil İnsanlar iyi bir karar mı, Kürtlere fazla yüz verdik, verelim bir parça Kürtlere kurtulalım gerekirse, Filistin meselesini uluslararası sistem çözebilir, biz bize yeteriz, ağrımayan başımızı neden ağrıtıyoruz, Başbakan ve Dışişleri bakanlığı boyunlarından büyük işlere girişiyorlar, bizi felaketlere sürüklüyorlar vb.”

Yeni Türkiye başarı grafiğinde bir aksama olduğunda bu sessizlik alenileşecek olasılıkla muhalefetin öncülüğünü bu grup alacaktır.

Bunların tamamı aslında tevarüs eden ve nedenini tarif edemedikleri rahatsızlıklardan Kemalist refleksler. Vehim ve korku temelli Kemalist bilinç yansımaları.

Kamuoyu, zaman zaman gündeme gelen meşhur “Yeni Türkiye karşıtları platformu” fotoğrafı içinde sözkonusu geleneğin uzantıları Ak Parti’den bir ekibi de görecektir!

Devrimci İslam ile Kemalist İslamcılık arasında bu hesaplaşma yaşanacaktır.

Yeni Türkiye kadrosundan bir grup içlerine attıkları stresi daha fazla taşıyamayarak söz konusu platforma katılacaklar.

Aslında zaten oradalar!

omeraltass@gmail.com

twitter.com/altasyalvac

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s