Öz Soru
Türk siyasetine rengini veren inanç ve düşünce akımları neden “kendini anlatmak” yerine daha çok “ötekini karalamayı” tercih eder?
Tanım
Kendini anlatmak kavramını üç alt kavramla açalım: Pozitif kimlik, doğallık ve samimiyet.
Ötekini karalamak kavramını da üç alt kavramla açalım: Negatif kimlik, karşıtlık (Contrarian ideoloji) ve sunilik.
Pozitif Kimlik
Pozitif kimlik, kendi varlığını zatıyla tanımlayan ve başkasının zatına saygı duyan kimliktir.
Bugün için, Türk toplumunun desenlerini oluşturan ana akım pozitif kimlikler bellidir; Laikler, Atatürkçüler, Dindarlar, İslamcılar, Tarikat Ehli, Solcular, Sağcılar, Aleviler, Gayrimüslimler, Türk Milliyetçileri, Kürdi yapılar, Liberaller…
Bu pozitif kimliklerin aynı zamanda toplumsal bir realite olduğu kanaatini taşıdığım dikkatlerden kaçmasın. Bu akımlar artık toplumun doğal dokusunu oluşturur.
Pozitif kimliğin ötekisi insani ve hukuki bir içerik taşır ve sadedir:
Her kim (birey, grup, devlet) temel hak ve hürriyetlere müdahale ediyorsa, suç işliyorsa ve şiddete bulaşıyorsa öteki odur.
Pozitif kimliğin bundan başka ötekisi olmaz.
Çünkü diğerleri de kendine dahildir; arkadaştır, dosttur, komşudur, tanıdıktır, iş arkadaşıdır, karşı sitedendir, aynı üniversitedendir ya da hemşeridir. Nihayetinde hepsi aynı vatanın evladıdır.
Bu bilinçle Türkiye toplumu kendine özgü alanda çatışma iklimine izin vermez ahenk içinde yaşar.
Çünkü, pozitif kimlik sahibinin kimliği, kendi izzet-i nefsi gibi başkasının da izzet-i nefsi olduğu düşüncesi üzerine kuruludur.
Bu nedenle Maraş olayları, Madımak katliamı gibi toplumsal algılanan çatışmaların tamamının profesyonel provokasyon ürünü olduğuna otomatikman hükmederiz.
Türkiye toplumu, bunca zaman tüm zorlamalara karşın Türk-Kürt ayrıştırmasına prim vermeyip işin içinden alnının akıyla çıkabiliyorsa bu durum söz konusu toplum tezinin ne kadar doğru olduğunu gösterir.
Negatif Kimlik
Yaşam biçimini; karşıtlık ve olumsuzlama üzerinde temsil eden kimliğe negatif kimlik diyoruz.
Negatif kimlik sahiplerinin öteki tarifi pozitif kimlik sahiplerinin öteki tarifinden farklıdır.
Yukarıdaki sıralamayla birebir eşleştirerek negatif kimlik sahiplerinin ötekileri şunlardır: Dinciler, Gericiler, Gavurlar, Cahili toplum, Gafiller, Faşistler, Solcular, Sünniler, Müslümanlar, Vatan hainleri, Kemalistler (bir süre siyasal İslamcılar), Totaliterler…
Negatif kimlik sahipleri, pozitif kimliğin bilinçaltında tuttuğu bu karşıt kavramları merkeze alır.
Negatif kimlik, pozitif kimliği Marx’ın olumsuzladığı içeriğe benzer bir ideolojiye dönüştürür.
Onlar için önemli olan asıl ve öz kimliği inşa etmek değil çatışmadan beslenmektir.
Negatif kimlik sahipleri adanmış değil, samimiyetsizdir. Kendi camiasına karşı bile aslında iki yüzlüdür. Çıkarları vardır, camia üzerinden onu inşa ederler.
Etki alanındaki insanlara “yanlış bilinç” aşılamaya çalışırlar.
Bunlar alanlarda, sosyal medya mecralarında, taraftar platformlarında ötekilere karşı öfke kusarak büyük dava adamı unvanına bir an önce ulaşmak isterler.
Sonuç olarak negatif kimlik, bugün Türkiye’de toplumsal ahengi bozan en operasyonel etkendir.
Aynı zamanda onlar, kimlik üzerinden siyaset yaparak politikanın yanlış rotada seyretmesini sağlayan kötü niyetli kaptanlardır.
Negatif Dava Adamları
Negatif dava adamlarını(!) detaylı anlatmakta fayda var.
Türkiyeli negatif bir Laik için önemli olan çağdaşlığı ve demokratik yaşamı tesis etmek değildir. Önemli olan dinci, mürteci, gerici ve yobaz karalamasıyla bir bütün olarak dinle esasında sadece Müslümanlıkla mücadele etmektir, bu bağlamda demokrasinin topallaması sorun oluşturmaz.
Negatif bir Atatürkçü için önemli olan Cumhuriyet’in modern bir ülke inşa etme fikrine sarılmak değil ülkesinin ve toplumun adam olmayacağının altını çizmek ve toplumu bölen tarihi konjonktürel uygulamaları kalıcı kılmak, Batı’yı ancak ve sadece Batı’yla var olabilecek bir ideal olarak tarif ederek yabancılaşmayı meşrulaştırmaktır.
Negatif bir Dindar için önemli olan Selef-i Salihin’in yolu budur ezberiyle toplumda kendi gibi yaşamayan bireyleri ya da grupları İslam’ın geleneksel kavramları içine hapsetmektir: Kafirler, münafıklar, fasıklar, müfsitler, gafiller, delalette olanlar, Allah’ı-peygamberi tanımayanlar, İslam düşmanları, zavallı cehennem ehli… Çünkü bu tutum kişiyi cemaat içinde öne çıkaran en güçlü yöntemdir.
Negatif bir İslamcı için önemli olan Laik, Atatürkçü, Solcu, Kürtçü, Türkçü, Alevi ya da Tarikatçı olmamaktır. Hatta dini bir çevreye bağlılığı olmayan sıradan vatandaşı bile İslam dairesi dışında tutmaktır. Her fırsatta bu kimlikleri ayet, hadis ve İslam tarihi ışığı altında dövmek ya da istiskal etmektir. Sosyal analizlerde Müslümanlar tanımını kullandığında sadece İslami hareketleri ya da kendi partisini kastetmektir. İslam’ın ahlaki ilkelerinden uzak olsa da arlanmadan kanaat önderi olmaya çalışmaktır. Eğer politika yapıyorsa tabanı konsolide etmek için inanca dayalı kamplaşmayı artıran söylemlerin affedilmez zararını önemsememektir. Dün devlet düşmanı bugün devlet fetişisti olmaktır.
Negatif bir Tarikat erbabı için önemli olan bu çağda takva sahibi olabilmek değil silsilesinde olmayan her kesimi gaflet ve zavallılıkla suçlamaktır. Onlar için iki büyük gafil kitle vardır: Biri zaten İslam’a uzak duran kesimler diğeri İslam’ı günün koşullarına göre yorumlamaya çalışan ya da o düşüncelere önem veren Ehli Sünnet ve’l-cemaat düşmanlarıdır. Bir avuç kalsalar bile onlar için ehemmiyetli olan durum budur. Onların toplum diye bir derdi yoktur. Onların derdi görev aldığı medrese, vakıf ya da dernek salonunu dolduran müritlerin cezbeye hazır ruh hallerinin devam etmesidir.
Negatif bir Solcu için önemli olan Türk toplumunun dinamiklerini kapsamayan ithal Sol teorilere ve diskurlara yaslanarak dincilerle, tarikatçılarla, gericilerle, halkın sağcı oluşuyla, doğru-yanlış ayrımı yapmayı aklından geçirmeden, anti emperyalist tutumlar olsa bile ve Türk halkı yararına hizmetler yapılsa bile asla önemsemeden düzenle kavga etmektir.
Negatif bir Sağcı için önemli olan, küresel ve toplumsal hiçbir probleme kulak bile kesilmemesine, her türlü ahlaki yozluğun içinde olmasına, mala, mülke ve kariyere tapınmasına rağmen miladi dolmuş içi boş söylemlerle üst perdeden karalamak suretiyle Sol’un iktidar olasılığına çıkarlarına zarar vereceği temel içgüdüsüyle engel olmaya çalışmak, bunun için gerekiyorsa politika yapmaktır. Ayrıca bütün bir Kürt siyasetini Sol’a yazarak Kürdün Türkiyelileşme talebini de aynı sebeplerle reddetmektir.
Negatif bir Alevi için önemli olan Alevi değerlerini yaşama ve yaşatma konusunda kayda değer bir çabası olmamasına rağmen pozitif bir Alevi’den yüz kat daha fazla Alevilik vurgusu yapıp tribüne oynamaktır. En bıçkın mega devrimci bir edayla aynı hedefe yönelmiş büyük muhalefet dalgası üzerinde sörf yapmaktır.
Negatif bir Türk milliyetçisi için önemli olan, yeni Türk milliyetçiliğinin Kürt’ü ve İslamcı’yı adeta içeri alan genişlemesinin keyfini yaşamak değil kendi milliyetçi cephesine üye olmayanları bölücülükle suçlayıp durmak, darbe anayasasına ve mevcut yasaların gücüne sırtını dayayarak toplumun realitelerini görmezden gelmek, tektipçilikte ısrar etmek ve Nazi üslubuyla yabancı düşmanlığı yapmaktır.
Negatif bir Kürdi kişilik için önemli olan Kürtleri, bütün demokratikleşme süreçlerinin bir kandırmacadan ibaret olduğu dedikodusuna inandırmak, her bir aşamayı olumsuzlayacak sıradan bir bahanenin ilk üreticisi olmak, bayat eski çatışma teorilerini tekrar etmek, şiddete dayalı Kürt siyaseti terminolojisiyle mesaj paylaşmaya devam etmek, düzenin değişmesinin imtiyazını bozacağı anksiyetesiyle gerekirse Siyonizm’le ve emperyalizmle iş birliği yapmayı tavsiye etmektir.
Negatif Kürt-İslamcı bir kişilik için önemli olan Kürdi siyasetin harında kazandığı bonusları kaybetmemek için işin sahibi olan Kürt siyasetçilerin bile terk ettiği burçta nöbet tutmaya devam etmektir.
Negatif bir liberal için önemli olan serbest piyasa ekonomisinin inşası, demokratik kültürel atmosferin önündeki engellerin kaldırılması, fırsat eşitliğinin yaratılması, herkesin istediği gibi özgürce yaşaması değil, Türk toplumunun hemen her şeyiyle özellikle geleneksel değerleriyle inceden inceye alay etmektir.
Köken
Bu tutumların Türkiye toplumunun kanayan yarası olmasının bir sebebi de şudur:
Türkiye’de vesayet rejiminin Kemalizm’i sahiplenip saptırarak ve onu susturucu bir silah olarak kullanarak sosyal kimlikleri karşıtlık üzerine inşa etmiş olması ve bu geleneğin nesilden nesile akmasıyla Türk sosyolojisini kaos ve kriz oluşumlarına müsait hale getirmesidir.
Buradaki sebepler ve sonuçlar döngüsellikle birbirini besleyip durmaktadır.
Bilinç Bulanıklığı
Toplum; gelişmenin, modern devletin ve ortak bir Türkiye teorisi arayışının yaratıcı öznesidir.
Ancak bu yaratıcı özne sürekli zehirli sarmaşık gibi negatif kimliklerin zararlandırıcı oyun planlarına maruz kalıyor.
Nasıl ki zehirli sarmaşık; fiziksel olarak insanda karın ağrısı, baş dönmesi, bitkinlik, solunum zorluğu ve bilinç bulanıklığına neden oluyorsa negatif kimlikler de sosyal, siyasal ve kültürel bağlamlarda toplumda gözlemlediğimiz karın ağrılarına, solunum zorluklarına ve bilinç bulanıklıklarının neden oluyor.
Sonuç
Zehirli sarmaşıklar için hekimlerin önerisi şudur:
Tanı ve uzak dur!
Birlikte yaşam kültürüne bir illet gibi musallat olan negatif kimlikleri deşifre etmek şarttır.
Negatif kimliklerin toplumsal ahengi zehirlemesi ancak ortak bir üst bilinç (Türkiye teorisi) geliştirilerek bertaraf edilir!