Beyinsiz İnsanlar Korosu!

Yakıcı Kürt sorunun bitmesini amaçlayan açılımın bir devamı olarak oluşturulan ve toplumun saygı gören insanlarını bir araya getirerek bir hakem gibi İmralı sürecinin sağlıklı bir şekilde yürümesine hizmet etmesi düşünülen heyete “akil insanlar heyeti” deniyor.

Toplumun vicdanında bu yönde oluşan ‘sismik’ istemi siyaset iyi okudu ve gereğini uygulamaya koydu.

Her olgu zıddını kendi yaratır. Ya da zıt tez ile aynı anda var olur.

Akil insanlar heyetinin oluşumu ile birlikte bu heyetin anti tezi artık kendini gizlemiyor.

“Ukela heyeti” karşısında “Sufeha heyeti” var artık.

“Akil İnsanlar Heyeti” karşısında “Sefih İnsanlar Korosu” söz konusu.

Arapça bilmeyenler için “Sufeha/Sefih İnsanlar”ın Türkçe karşılığı şöyle ifade edilebilir: “Beyinsiz insanlar”

Akil İnsanlar Heyeti; 7 bölgeden, her eğilimden, sınıftan ve inançtan oluşan 9’ar kişi olarak tasarlandı.

Beyinsiz insanlar korosu da aynı şekilde Türkiye’nin her tarafında, her cinsten, her sınıftan, her inançtan ve her eğilimden oluşuyor.

Bu koro bir süredir sürekli aynı Kemalist oratoryosunu tekrar ediyor.

Türkiye devriminin doğuşu ve oluşumu aşamalarının tamamında; sözleri farklı ama anlamı, düzenlemesi ve bestesi aynı olan şarkılar terennüm ediyorlar.

Sağcısı, solcusu, Liberali, Komünisti, Kemalistçi, Beyaz Türkü, “Dincisi”, “İslamcısı(!)”, Kürtçüsü, Türkçüsü çoğunlukla detone oldukları koro içindeki yerlerini terk etmiyorlar.

Aydınlık’ı, Sözcü’sü, Hürriyet’i, Milliyet’i, Vatan’ı, Sabah’ı, NTV’si, CNN’i gizli açık bir mantıkla bu koruya nitelikli elitler devşiriyorlar.

Aslında o elitler zaten varlar.

Onların ortaya çıkmaları için cesaret veriyorlar, “her şey elden gidiyor, şimdi değilse ne zaman” diye adeta çığlık atıyorlar.

Düne kadar topluma tepeden bakan insanlar, kanaat önderleri, aydınlar, entelektüeller, şairler, yazarlar, emekli siyasetçiler, münafık karakterli, iki ve temiz yüzlü toplum önderleri birden bire sahaya iniyorlar. Akılsız gördükleri kitlelerini “büyük tehlikeye” karşı uyarıyorlar.

Birdenbire buyruk ileten bir elçi duyarlılığına bürünüyorlar. Esvaplarını giyip sahnelere çıkıyorlar.

Türkiye’nin soft devrim sürecine, derin demokratik yürüyüşüne, Batıcı Kemalist rejimin yıkılışına, Kürt sorununun çözüm sürecine, Suriye halkının özgürlük savaşına, yüz binlerce masumun ölümüne, yaralanmasına ve mülteci oluşuna karşı pozisyon almaları için Müslüman toplulukları Allah rızası için şuurlandırmaya çalışan ve dört bir tarafta vaazlar veren İslami referanslı kanaat önderleri var.

Başından beri tüm bu süreçleri sabote etme amacına hizmet eden, komplo teoriler zenginliğiyle her fırsatta İslami duyarlılığı olan kitlelerin beyinlerini bulandırmaya çalışan “devrimci İslam” geleneğinden geçmiş köşe yazarları var.

Hiç yokken ortaya çıkarak, neye hizmet ettiğini dikkate almadan, yapmak zorunda imiş gibi davranarak, “Allahtan korkmadan” yüreklerini kazandıkları kitlelerin bu kez kalplerine şüphe tohumu atan mukaddesatçı, muhafazakâr belagat ustaları var.

Binlerce Alevi gencinin de canına mal olan, nice ocaklarını sonsuza kadar söndüren bir sorunun Barış sürecine girmesinden ve Alevi açılımlarından rahatsız olan, bunu komplo teorileriyle bulanıklaştıran Alevilik referanslı inisiyatiflar var.

“Asl olan insandır” diyen bir inançtan, yarenlik, canlık kültüründen miskal kadar nasip almayan ve demokratikleşme yolunda bir çöpü bile kaldırmayan!

Sınıf farklarının ortadan kalkma çabasına, askeri rejimin yıkılışına, 12 Eylül vesayetinin diz çöktürülüşüne, Ergenekon yapılanmasının mahkûmiyetine, Sol Kürt siyasal hareketinin başarısına, devletin milletiyle buluşmasına, insan onurunun önündeki engellerin kaldırılmasına, demokratik devrim koşullarının yaşanmasına hiç aldırmadan; 6. Filo’nun kıyılarımıza yanaştığı günkü koşulların olduğu havası vermeye çalışan zavallı Kemalist Solcu ve geri kafalı devrimci Komünist önderler var.

Hapishanelerde ve ölümlerle nice bedeller ödedikleri gerekçelerin gerçekleştiğini gösteren burçlardaki bayrakları şaşkınlıkla izlemelerine rağmen!

Tanrı dağı kadar Türk Hira dağı kadar Müslüman olmayı dar bir Kemalist mağaraya hapseden batıcılığa itiraz eden, aynı olguları yeniden Nizamı Alem platformuna taşıyan dinamikleri görmeyen, kardeşi kardeşe vurduran ve kendilerine bile ihanet eden askeri vesayetin yok oluşuna sesiz kalan, Ülkücülüğün yeni dünyada da var olmasının önünü açan koşullara kör olarak “sahiden de saçmalayan” Ülkücü Faşist liderler var!

Terör devam etsin, analar ağlasın, yüz binler ölsün, ekonomi çöksün, moral değerler Nihilizm’e aksın ama elitist milliyetçi hareket var olsun diyecek kadar sefih bir müstevadan haykıran!

Zamanla Kürt siyasal hareketinin önderinden daha fazla Kürtçüleşen, Kürt siyasal hareketinin kazanımlarının ve demokratik açılımın devrim niteliğindeki kararlarını bir hiç olarak görecek kadar bayağılaşan, yılanın gergedanı kendinden daha fazla savunması absürtlüğü gibi bir psikoza giren, olgunlaşmaya yüz tutmuş meyveyi şok bir soğuk stresle yakmaya çalışan, bu tavrıyla meyilli İslamcı Kürt milliyetçilerinin, Solcu Kürt milliyetçilerinin, Sağcı Kürt milliyetçilerinin, Alevi Kürt milliyetçilerinin, sadece Kürt milliyetçilerinin ve savaşa katılan kadroların beynini zehirleyen beyinsiz Kürtçü, ırkçı aydın, entelektüeller var.

Değil Allah’tan korkmak peygamberden utanmak yeryüzünde bulunan hiçbir değer nedeniyle mahcubiyet hissetmeden bile!

Ömürlerinin tamamını Kemalist vesayetin nimetlerinden yaralanmak ile geçiren, Beyaz Türk vasfını “bir kokart yapıp” boynunda gururla ve haksızlığından arlanmadan taşıyan, sistemin bütün pozitif ayrımcılığının avantajlarını sonuna kadar tüketerek elitistleşen, devlet taparcı, gerici, kelime fetişisti, kavram seksçisi tarihçi, sosyolog, psikolog akademisyenler var.

Kravatlarını takarak, son derece pişkin ve kendine güvenen bir edayla ekranlara çıkmanın ne anlama geldiğini umursamadan!

Bunlar elbirlik bugün “akil adamlar heyeti” ne yapmaya çalışıyorsa tam tersini uygulamak ile görevliler.

Onların tamamı Kemalist düşünme biçiminin kurbanları.

Kemalist felsefenin oluşturduğu şatonun farklı odalarında oturan “Kemalist din adamları.”

İslam’ın Uleması, Yahudiliğin Hahamları, Hıristiyanların Rahipleri, Hintlerin Brahmanları, Buda’nın ve Zerdüşt’ün Rahipleri, Mani’nin Hususları, Keltlerin Drüitleri gibi Kemalizm’in modern Kemalist din adamları!

Mekânları farklı, makamları farklı, yaşları farklı, kariyerleri farklı, titrleri farklı, sahne alış yerleri farklı, ideolojik tutumları farklı ama düşünce paremetreleri aynı olan!

03 Nisan 2013 günü 30 dakika önce açıklanan akil adamlar listesi 63 kişiden oluştuğu söylendi.

Rakamlar her zaman büyük metaforların sembolü olmuşlardır.

Musa peygamber de toplum içinden 70 kişi seçmişti.

Onları yanına alarak tanrının (Allah Teala) huzuruna çıktı.

Şiddetli bir sarsıntı geçiriyordu toplum ve Musa’nın heyeti, o zaman.

(Avusturya kökenli Yahudi asıllı Müslüman yazar Leopold Weiss’in yani Muhammet Esed’in Araf suresi 155. ayeti harika yorumuyla)

“Allah’ım dedi; bizi de içimizdeki beyinsizlerden dolayı helak eder misin?”

Türkiye toplumu oldukça sarsıcı süreçlerden geçiyor.

Bir annenin feryadı bile ülkeyi tüketmeye yetecekken onbinlercesinin feryadı hala ocaklarının duvarlarında yankılanırken, Kemalizm neredeyse toplumun bütün sınıflarını, inançlarını, eğilimlerini kadükleştirip yok etmişken, millet tarihinde ilk kez derinleştirilmiş demokrasiye ve açık topluma doğru giderken hala birilerinin Süfeha korosunun sahne aldığı Atatürk Oratoryosu’na koşması karşısında bizim de söyleyebileceğimiz bir tek şey kalıyor:

“Allah’ım içindeki beyinsizleri nedeniyle toplumu yok etme, tarihten silme!”

“Helvadan put yaptıktan sonra acıkınca putunu yiyen Cahiliye putperestlerinden bir farkı olmayanlarla birlikte bizi haşr etme!”

Onlar ki; önerip durdukları, putlaştırıp halka dayattıkları bütün prestijli değerlerin kendini gerçekleştirmesine ve bunun halk tarafından yapıldığına tanık olunca değerleri halkın elinden alıp “zehirli onlar” diyerek kendileri yiyorlar.

Türkiye toplumu bu anlamda tarihi bir evreden geçiyor.

Halkın kendi gücüyle elde ettiği kazanımları “onlar bizim” deyip ellerinden alarak başka bir şey vermeye çalışanlar kendilerini zehirlediklerinin farkında değiller.

Doğal seleksiyon budur.

Kim bilir belki de bu bir devrim determinizmidir!

omeraltass@gmail.com

twitter.com/altasyalvac

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s