Üç masumiyet üç darbe

Etik değerleri; varoluştan bugüne ve geleceğe, “iyi-kötü” olgusu birlikte taşıyor.

Şimdiye kadar şer odaklarının hiç meşruiyet sorunu olmadı.

Çünkü kötülük de etik değerlere yaslanarak şerri yayıyor.

Bir süredir Türkiye siyaseti, bu anlamda nice cilveli metaforlara tanıklık ediyor.

Türkiye’nin demokratikleşme süreci ülkeyi paradokslar cennetine dönüştürdü.

Gezi Parkı olayları, taşıdığı paradoksta ikinci olgu olarak “masumiyeti” seçti.

17 Aralık olayları, “mahremiyete” yaslandı.

Kobani olayları, “namus” gibi bir Doğu olgusu ile yüzünü sakladı.

Darbe ile masumiyet (doğa sevgisi), darbe ile mahremiyet (dostluk-sırdaşlık), darbe ile namusu koruma (vatan-kadın) üst üste tek kalıp halinde sunuldu.

Doğa, Dostluk (her şeyi biliyoruz) ve Doğululuk gibi üç masumiyet; üç darbe girişiminin (3M3D) ana dinamiği oldu.

Bugün Türk solu, Gezi Parkı olaylarından sonsuza giden bir rotada, onur savaşı verildiğini iddia edecek yeterince materyale sahip bulunuyor. “Bu daha başlangıç mücadeleye devam!” Ne mutlu onlara!

El-Cemaat, 7 Şubat ve sonrası darbe serisinden sonsuza ‘Allah rızası için’ verisi bulmakta zorlanmayacak. “Şükür ki haram lokma yemedik ”El- Cemaat tabanı ve tüm şakirtler mutmain!

Kürt solu, Kobani olaylarından kıyamete kadar Rojava devrimi, Roboski ve son haysiyet ayaklanması fikrini savunmaya devam edecek. “Unutursam kalbim kurusun.” HDP tabanı ve tüm hevaller için sokak çağrısı masum!

Peki teleskopun görüş alanında ya da daha derin dokularda acaba neler var?

İyi bir avcı, önünde bir iz bulunmadığı ve ses duymadığı zamanlarda bile çevredeki yabani hayvanın varlığını hisseder. Bir aydının toplumsal olayları önceden kestirmesi de bu kabildir. Güçlü bir din adamının “kerameti” vehbi değil bu nedenle kesbidir.

Abdullah Öcalan’ın Kobani olaylarından önce, Kobani temelinde bir “darbenin” yaklaştığını söylemesi(2 Ekim 2014, basına yapılan açıklama), tüm bileşenleri can havliyle takip edip odaklanmasındandır.

Görünen o ki, Öcalan’ın öngörüsü doğru çıktı, Kobani olayları bir “darbe çabasıdır.”

Kobani olayları bir “darbedir!”

Sokaklar ateşe verilecek, resmi kurumlar işgal edilecek, terör ve yağma görüntüleri aklı tatil edecek, vahşet görüntüleri gözleri karartacak ve bu nedenle oluşacak iç savaş ortamı, tetikte bekleyen darbeci networkün ajandasına meşruiyet kazandıracak.

Kobani olayları, aslında o kadar büyük ki, onda biri, terör görüntülerini kanıksamış Doğu bölgesinde değil de Batı şehirlerinde yaşansaydı durum daha farklı (iç savaş) olurdu.

Kobani’yle Doğu bölgesi darbe ortamına,“can kaygısıyla” harekete geçirildi. (Doğu’da can kaygısı Batı’da yaşam tarzı kaygısına eşit!)

Her şey önce fiskosla başladı. Yayma ve etkileme şampiyonu fısıltı lobisinin fiskoslarıyla başladı.

Tıpkı Gezi Parkı olaylarında olduğu gibi.

İstanbul’da başlayan olaylar; “iktidarın bir gün herkesi örtüyle kapatacağını, içkisine ve giyiminemüdahale edeceğini, tüm özgür (Batılı) yaşam modelinin rafa kaldıracağını, sokaklarda müdahalelerin başlayacağını, irticanın ve yobazlığın en vahşi haliyle kapıda olduğunu” söylentileriyle büyütüldü.

Tıpkı Hizmet örgütünün tabanıyla yaptığıdedikodularda olduğu gibi.

Hizmet tabanı tamamen Allah rızası, İslam düşmanlığı ve Hizmet’i bitirecekler temelinde yayılan söylentilerle (kaset-dinleme) ayakta tutuluyor.

Kısa zamanda anlaşıldı ki, Kobani olaylarının en büyük nedeni de;Kürt siyasetine duyarlı olan bölgelerde yayılan fısıltılardır.

“Vahşi IŞİD Kobani’ye girmek üzere, Kürtlere saldıracaklar, ortada namus filan kalmayacak, hepinizin eşi, kızı pazarlarda satılacak, silahlanın ya da bir şeyler yapın, hükümet yalan söylüyor, ‘falankesler’ gözüyle görmüş IŞİD kortej halinde sınırdan içeri giriyormuş.”

Bu tevatürbölge insanın uykularını kaçırdı.

Kürt siyasetinin iltisaklı PKK çizgisinde yer alanlar, çözüm sürecine içgüdüsel olarak karşı oldukları için ateşe körük ile gittiler.

Ahmet Türk gibi Kürt entelijansı TRT muhabiri ile bu inancı paylaştı, Cemil Bayık gibi örgüt yöneticileri bu meyanda peş peşe açıklamalar yaptı.

Örgüt, Kürt aydınları ve çoğu sokak serserisi kitlenin eşgüdümü sonucunda ortaya çıkan kaosa darbe değil de ne diyelim?

Kobani olayları iki başlı bir darbedir.

Birincisi;küresel ve bölgesel emperyal devletlerle iltisaklı Kandil’in kendi “Serok’una” (Öcalan) yaptığı iç darbedir.

Kobani olayları ikinci bir PKK’nın, “paralel PKK” oluşumunun varlığını ve liderliğini deşifre etti. Hatta Kobani olayları paralel PKK’ nın(Öcalan liderliğini tasfiye ve çözümden yana olmama) kendini ilanıdır.

Alelacele her şeyi ateşe bırakmasından anlaşılıyor ki, Cemil Bayık’ın Abdullah Öcalan’ı tasfiye arzusudur. Aslında bu alınmış bir karardır.

Hatta açıyı bir tık büyüttüğümüzde, Almanya’nın (İran-Rusya-Paralel) Türkiye’yi kasmasıdır.

Avrasya jeopolitiği, Türkiye’yi paylaşmadıkça darbelerin içinde yer almaya devam edecek.

İkincisi; Barış sürecinin işlevini bitirme darbesidir.

Bu da İsrail (ABD, İngiltere, Paralel)-Türkiye çelişkisidir.

İsrail organizması ve transatlantik irade Türkiye’yi ve siyasal İslam’ın avangart yapılarını yok etmedikçe darbeleri (Kobani son değil) örgütlemeye devam edecektir.

Ancak trajik olan şu ki; Ortadoğu jeopolitiğinde enerji ve iktidar alanı savaşları olur, gençler hep bu çatışma eksenlerine malzeme olurlar.

Burçin, Gezi Parkı’na ağaç sevgisi ile koşar.

Hilal Nur, 17 Aralık olaylarında yolsuzlukla mücadele etmek ve muhafazakârların helaki için dua eder.

Rojin, namusunu koruduğu düşüncesiyle sokaklarda öfke kusar.

Ama onların hiç biri uluslar arası emperyal düzenin stresine kurban gittiğini ve heder edildiğini anlamaz.

Çünkü onların,uluslararası düzenin unsuru olmuş büyükleri; aydınlar, sanatçılar, işadamları, ağabeyler, hocalar, seroklar ve komutanlar, kendilerini ikna edecek meşruiyet matruşkalarına fazlasıyla sahiptirler.

Yaratılıştan günümüze şer odaklarının hiç meşruiyet sorunu olmadı!

Çünkü sadece etik değerlere yaslanarak şerri yaydılar.

Işıl ışıl genç gözleri ikna eden ‘büyüklerin’ profesyonel yalanlarıdır.

Gezi’yi, 17 Aralık’ı, Kobani’yi enfekte eden büyükler öyle samimiler ki!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s