Erdoğan ‘Cumhuriyet’ kadınlarına hitap edecek mi?

Eski Türkiye aydınları , batılı hazır kavramlar ve veriler olmadan özgün bir düşünce sistemi geliştiremedi bugüne kadar. “Türkiye de kadınların siyasal katılımı daima çok düşük olmuştur, kadının görünürlülük oranı dünya standartların altındadır.” Örneğin bu aydınlarımızın Batı perspektifinden devşirilen ama topluma ‘kendi malı gibi’ sundukları tezlerden biridir.

Aydınlar, nice toplumsal gerçekleri bugüne kadar hep bu nedenle ıskaladılar. Bu nedenle gözlerinin içine giren gerçekleri hala anlamıyorlar.

Ama öyle bir gün geliyor ki tartışmaların ve bilimsel verilerin başaramadığını, sürpriz(!) büyük toplumsal olaylar tek seferde çözüp bir kenara bırakıyor.

Bugün, Türkiye’de kadınların toplumsal olaylarda yeri olmadığı ve siyaset perspektiflerinin zayıf olduğu tezi tedavülden tamamen kalkmış durumda.

Kürt siyasal hareketi, Türkiye İslami hareketi ve yeni Türkiye’nin oluşum sürecinde Cumhuriyetçi Laik muhalefetin ortaya koyduğu fotoğraflar bunun kanıtı durumda.

Türkçü, Batıcı, otoriter Kemalist düzeni “kadınlar” yendi.

Başka bir ifade ile Kemalizm, topluma o kadar ters konumlandı ki kadınları siyaset arenasının –Lester W. Milprath’ın tabiriyle- gladyatörlerleri haline getirdi.

Kadınlar bu üç farklı siyasal muhalif hareketin de ayrı ayrı en ön safında yer aldılar.

Bir analiz yapmaktan öte “neden böyle?” sorusunu sormanın daha önemli olduğunu görmek gerekir.

Türkçü TC devletinin Kürt politikası öylesine sert ve ağırdı ki , anaları ve genç kızları siyaset arenasının gladyatörü yaptı.

Batıcı Laik TC devletinin İslam politikası topluma karşı öylesine münkir ve yabani idi ki sıradan Anadolu kadınını gladyatör yaptı.

TC’nin, Türkçülük ve Laiklik politikası kadınlara “dokundu.” “Mahreme” dokundu.

Kemalist TC devleti, kadınlara/mahremlere dokunduğı için iflah olmadı.

Her iki politikaya karşı gelişen toplumsal muhalefet olayında kadınlar en zor koşullarda bile meydanları doldurdular.

Kadının bulunduğu alanlarda, korkuyu kanıksamış kocalar da mecburen bulundu, çocuklar bulundu, akrabalar bulundu. Kadının olduğu yerde hiçbir erkek er meydanına çıkmaktan geri duramadı.

Anaların katıldığı muhalefet tam anlamıyla toplumsal muhalefet oldu.

Yenileyerek ifade edecek olursak “eski düzeni”, “analar” “yendi.” Bu nedenle Kemalizm’in yenilgisi artık geri döndürülemez.

Ancak bilinmeli ki her yıkım tehlikelidir.

Yeterince önlem alınmadığında, ne kadar meşru gerekçeler üzerine oturursa otursun, müesses rejimlerin yıkımı kendi muhalefet potansiyelini vareder.

Görülüyor ki Kemalist rejim yıkılırken yalnız, kurumsal Kemalizm’in cenazesine artık kimse sahip çıkmak istemiyor. Ancak bu fotoğraf önemli bir toplumsal çelişkinin üzerini örtüyor. yeni Türkiye’nin inşa sürecinde bir gerçeği ihmal etmemeli: Rejim olarak Kemalizm yıkılıyor ama felsefe olarak Kemalizm’in yaşamasını isteyen bir toplumsal kesim söz konusu.

İzlediğimiz kadarıyla muhalefete düşen bu kesimi domine eden ve diriliğini besleyen daha ziyade yine kadınlar.

Neden?

Çünkü, Kemalizm kuruluşundan bu yana batılılaşmayı, daha çok batılı kadının yaşam tarzına kilitlediği, bunu modernizmin tek ölçütüne dönüştürdüğü ve düzenini bu algılar üzerinde kurduğu için Kemalizm yıkılırken en çok buna inanan kadınlar tedirgin oluyor.

Türkiye’de çatışma dün de bugün de en çok kadınları vuruyor. Yeni Türkiye’nin kurucusu da muhalefeti de kadınlar bugün.

İşte şimdi bu tedirgin “modern” ve “laik” kadınlara seslenme vakti.

Kemalist paradigmalarla, eski düzen yapılarıyla çatışma dilini asla terketmeden bu yapıların gölgesinin düştüğü tüm toplumsal kesimlerle daha açık konuşma vakti.

Kürtlük ve İslamcılıkla iki kere dışarda kaldığı hissine giren Türkiye’nin batısına ve sahil kesimlerine yaşam tarzı üzerinden entelektüel mesajlar ulaşmalı.

Felsefi derinliği olan, popülizme asla kaçmayan, gönül çalma ve akıl çalma mantığı içermeyen ve batı taklitçisi Feministlerin, lümpen Solcuların, Liberal faşistlerin çalıntı metinlerini dışlayan müteal, özgün bir uslupla bu kadınların dünyasına seslenmeli.

Hılful Fudul, Medine Vesikası, Veda Hutbesi, Ömer b. Abdulaziz, Selahaddin Eyyubi, Selçuklu ve Osmanlının büyük devlet perspektifi ( Müslüman demokrasi) ve evrensel değerler üzerinden kadınlara özel mesajlar verilmeli.

Cumhuriyet’in Laik kadınları kendilerini vesayet altında hissediyorlar..

Cumhuriyet rejimi, Haçlılardan kalma Batının modern, pozitivist paganizm ürünü olan İslam alerjisiyle korkular üreterek bir kaç kuşak yetiştirdi. Bu toplumsal kesimler dinsel gericilik diye kodlanan evhamlar içinde yaşayarak kendi kendilerine tedirginlik oyunu oynuyorlar, bu histerik ruh hali bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Bu yapay korkular karşı devrimci odaklar tarafından güncel olaylar üzerinden diri tutulmaya çalışılıyor.

Militarist, Solcu, Ulusalcı eski düzen yapıları; Kemalist histeriyle, yaşam tarzı kaygıları üzerinden üretilmiş bahaneleri kaşıyarak dar muhalefetlerini toplumsallaştırmak istiyorlar.

Ellerindeki tek koz bu.

2014 Cumhurbaşkanlığı süreci, eski düzen yapılarının kitlelerine dönük, saldırılarını durduranlara karşı eman, emniyet, demokrasi, barış ve toplumsal kardeşlik mesajları içermeli.

Yeni Türkiye düzeni, iki kadın grubuna teşekkür ederek ve bir kadın sınıfına eman vererek yoluna devam etmeli.

“Kürt kadınlarına” siyasete katılıp bölünmeyi önledikleri, PKK ve BDP’den farklı bir hat izledikleri için ve “Anadolu kadınına” meydanlara çıkıp milli değerlere sahip çıktıkları için minnettar olmalı.

Cumhuriyet kadınına ise; dün ve bugün Kemalist devletin günahlarının bedellerini yaşadıklarını ama yeni düzenden endişe duymalarının yersiz olduğunu felsefi bir derinlikle anlatmalı.

Anadolu’nun bütün kadınlarının omuzları üzerinde yükselen Türkiye’nin demokratik devrimi, Cumhuriyet kadınını da sürece katmayı başarmalıdır.

Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, çaprazda ezilen Cumhuriyet topluluklarına hitap etmek için büyük fırsat ve mantıklı bir ortam sunuyor.

omeraltass@gmail.com

twitter.com/omraltas

http://www.facebook.com/Ömer Altaş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s