‘Hay Bin Devlet Başkanlığı!’

Devleti izleyin – VII

Kaptan Swing, hem bir çizgi romanın adı hem de kahramanı.

Silah arkadaşlarından biri de Gamlı Baykuştur.

Kızılderili olan Gamlı Baykuş, 300 kadar serüvenin başından sonuna felaket tellallığı yapar.

Olur olmaz zamanlarda, “ulu manitu!” der.

Kızdığında, “albızlar (Alkarısı, kötü ruh) götüresi!”

Aksi işlerde, “hay bin kunduz!”

Zavallı ve çelimsiz köpekleri Puik’e bile her fırsatta, “kemik torbası!” diye söylenir.

İflah olmaz bir kötümser.

Daima işlerin ters gideceğine inanır.

“Ulu dedemin dedesi demiştir ki(!)”

Gamlı Baykuş’un bedbin ruh hali tesadüf değil.

Aslında yerli kabile reisi olmasına rağmen bir beyazın yanında savaşır.

Oysa olması gereken Kaptan Swing’in; Kızılderililer ve Gamlı Baykuş’un yanında savaşmasıydı!

Onları birlikte, kırmızı urbalı İngilizlerle savaştırmak bir hileydi.

Böylece, ‘Kırmızı Urbalılar’dan çok daha önce koloni kuran, işgalci,  sonradan yerleşik beyazlar; Gamlı Baykuş üzerinden meşrulaştırıldı.

Sonuçta yerlilere; ‘Kırmızı Urbalı İngiliz’i gösterdiler, ‘Kunduz Şapkalı İngiliz’e’ razı ettiler!

İç içe geçmiş buhranlar, Gamlı Baykuş’un benliğine kronik huzursuzluğu kazıdı.

Gamlı Baykuş aslında bir kaderin adı.

Bu ülkede hiçbir gelişmeyi tasvip etmeyen, demokratikleşmede bile felakete sürüklendiğimizi düşünen ve buna inanmamızı isteyen entelektüel bir çevre var.

Bu aydınların kökenine inildiğinde, en dipte, bir “yerlinin” trajedisiyle karşılaşılır.

Travma sonrası kimliğini oluşturan bir ideoloji görülür..

1800’lerde devlet, küresel türbülansın, kendi dışında ve geçici olduğunu düşündü.

1900’lerde ise küresel türbülansın tam ortasında kaldı.

Tek realite; imparatorlukların çökeceğiydi!

Osmanlı da bir imparatorluktu ve çöktü.

Ama herkes bu durumu, kendi meşrebine göre derin ve karizma analizlerle (!) açıkladı.

Rasyonel olan şuydu:

Global siyasi düzen, kendi iç dinamikleriyle alt üst oluyordu.

Dünya aynı dönüyor ama tarihin akışı değişiyordu.

Çağdan çağa değişim, küreselleşmeyle birlikte, aşırı dar aralıklarla yaşanmaya başladı.

Bugün dünya bir türbülansa daha hazırlıksız yakalanıyor.

Konvansiyonel küresel düzenin, siyasi ve ekonomik ağırlık merkezleri değişiyor.

Tekel hegemonya pörsüyor.

Uluslararası düzlemde büyük altüst oluşlar yaşanıyor.

Daha fazlası da kapıda.

Devletin bir öngörüsü, bir kanaati ve bir kararı  var.

Tufana kapılmamak için bir Nuh Gemisi inşa ediyor.

Borandan, kendini ve milletini korumaya, güvenli bir limana ulaştırmaya çalışıyor.

Devletin ivedi davranması kaçınılmaz.

Küresel kırılmalar karşısında, Tanzimat ve Cumhuriyet’te olduğu gibi bir şok daha yaşamak istemiyor.

Olası siyasi ve ekonomik radikal değişimlerden, en az etkilenmenin yollarını arıyor.

Türkiye’deki sistem değişikliğinin; ne kişiler ne partiler ne de sosyal sınıflarla ilgisi var.

Devlet, içeriden ve dışarıdan getirilen tüm eleştirileri dikkate alacak ama yolundan dönmeyecek.

Bundan böyle devlet, önyargıları bir kenara bırakıp iç barışı ve insicamı önceleyecek.

Yerküre, Batı ve Doğu şeklinde ikiye ayrılsa Türkiye, Batı yakasında kalır.

Coğrafyası, iklimi, atmosferi, havzası, tarihsel kodları ve geleceğe akış yönü olarak Türkiye, Batı cihetindedir.

Kök devletin istikametinin, daima Batı’ya doğru olduğunu unutmayın.

Dolayısıyla Batı ne yaşıyorsa Türkiye de onu yaşayacak.

Batı’nın krizi bunu kabullenmemesidir.

Türkiye’nin krizi ise bunu kavramsallaştıramaması.

Türkiye türbülans karşısında bu kez Batı’dan daha erken davrandı.

İki büyük travma tecrübesiyle sismik duyarlılık kazandı. Tarihsel kırılmanın gerisinde kalmamak için pro-aktif siyasal düzeni değiştirdi ve süreci tamamlamaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanlığı sistemi, bu vasi vizyonun bir cüzü.

Puzzlenin küçük ama kilit bir parçası.

Tanzimat ve Cumhuriyet, çöküş değil başarıdır.

Bu sayede Türkiye, modern dünyayı “ıskalamamıştır.”

Türkiye’nin İslam dünyası ve Batı-dışı dünya için cazibe merkezi olmasının temel nedeni bu yaşamsallıktır.

Bugün, Batılı devletler yeni yeni derununa dönmektedir.

Dünyanın yeni düzeninin ne olacağı ise henüz net değil.

Kaotik bir ara dönem yaşanacaktır.

Buna en hazır olan ülke ise Türkiye.

Devlet, yaptığı hamlelerle bir basiret örneği sergiliyor.

Türkiye’deki ideolojik yapılar, son dönüşüm hamlesini yanlış okudu.

Sivil devrim; ne TC’ye ne de Devlete karşıydı.

Asıl muhatap, Şaman mitolojisindeki “Alkarısı” gibi, devlet ve toplumun üzerine çöreklenerek boğmaya çalışan Batıcı vesayetti.

Demokratikleşmenin, Açılımların, Çözüm Sürecinin ve tüm mücadelenin temeli anti-emperyalizmdi.

“II. Kurtuluş Savaşı” kavramsallaştırmasının derin ve özgün bir anlamı var.

Şimdi herkes kendini tashih etsin!

Ed- Devlet ve millet, Batıcı Kemalizm’i, Oryantalizmi, self kolonizasyonu, işbirlikçi yapıları, ajan unsurları yıktı.

“Yeni Türkiye” projesi ve kavramsallaştırması, taşıyıcısı FETÖ olan, Batı’nın çok şey beklediği son kumardı.

Ed-Devlet, “yeni Türkiye” dedi blöf yaptı. Ellerindeki tüm kartları açtılar.

Türkiye sadece Türkiye’dir.

Stratejik misyonu biten kavram tedavülden kaldırıldı. Zorunlu olmadıkça bir daha “yeni Türkiye” denilmeyecek.

Devlet şimdi level atlıyor.

Siyasiler ve aydınlar, 18 maddelik anayasa değişikliğini tartışıyor.

Konunun özünden uzaklar.

Sürecin tek bir püf noktası var.

Devlet rest çekiyor!

Alenen ve açıktan.

“Bu memleket bizim!”

Devletin derdi, şahıslara ve yapılara ayrıcalık vermek ve onlar için kapsamlı kariyer planlaması yapmak değil.

İçişleri Bakanı, “bildiklerimizi bilseydiniz iki saat uyumayı kendinize fazla görürdünüz” diyerek sarsıcı gerçeğe atıfta bulundu.

Devletin derdi, içerdeki hainleri ve sömürge enstrümanlarının tamamını temizlemek.

Ed-Devlet, tarihinin en muktedir zamanlarından birini yaşıyor.

Rahat olun!

Bu topraklarda yeni bir bölgesel/küresel yönetim sistemi ve mefkûresi kurgulanıyor.

Devlet, hem organik demokrasiyi hem post demokrasiyi inşa etmeye çalışıyor.

Yürürlükteki Demokrasi, nihayetinde çoğunluğun mutlak hâkimiyeti üzerine kurulu.

Çoğunlukçuluk bir tür faşizmdir.

Demokrasinin zaaflarına mahkûm olmadan, siyasi görüşlerine bakılmaksızın devletin her kademesine Alevi’sinden Yezidi’sine, Ermeni’sinden Kürt’üne, sekülerinden dindarına; liyakatli, ehliyetli, milli ve yerli değerleri yerleştirmenin formülü hayata geçiriliyor.

Bütün bir siyaset, bu ve buna benzer ‘şok doktrinasyonlarla’ baştan aşağı yeniden restore edilecek.

Kısa sürede, devletteki hiyerarşik düzeninin tamamı elden geçirilecek:

Hepsi bilinen ama bir süre daha özellikle kontrol altında tutulması gereken, her partiden kripto FETÖ’cüler,

NATO ve Avrasya bloğu adına çalışan üst düzey bürokratlar,

Hala darbe planı yapan Rusçu ve kendince Kemalist subaylar,

Değişimin yanında görünmesine rağmen gizli ajanda uygulayan ve sürecin doğal akışını profesyonelce müdahalelerle akamete uğratan organize iç unsurlar,

Devlete yakın kademede duran, kamuoyunda gündeme gelen kumpas öbekleri içinde adı geçmeyen, sürecin kendi sırtında yürüdüğünü zanneden, deşifre olmadığını sanan isim ve yapılar eliyle koymuş gibi tasfiye edilecek.

Devlet içinde devlet kuran eski ve yeni bürokratik beyliklerin iktidarına son verilecek.

Sivil devrim sürecinin boşluklarından yararlanarak “yeni statüko” bekçiliği yapan, topluma yukardan bakan ve kibirle yürüyenlerin miadı dolacak.

Kendini “derin devlet” sanan mafyöz, tüfeyli üst odak, klik, lobi ve parazitler temizlenecek.

Yerel yönetimler ve belediyeler mercek altına alınacak.

Vatandaştan toplanan gelirleri, gizli-açık hesaplarına akıtanlar, geriye dönük bir denetim mekanizması kurularak tek tek tespit edilecek. Haksız servetlere el konularak fona aktarılacak.

Kaderin cilvesiyle, iktidar bloğu tarafında kalan, muhafazakârlığı istismar ederek kariyer yapan nice popüler isimler mağdur olacak(!)

Bu mağdurlar, yeni büyük düzenin müntesiplerine: “Kemik torbası” ve “bidon kafalılar” diyecekler.

Yeni süreç, yeni Gamlı Baykuşlar üretecek.

“Hay bin devlet başkanlığı!”

Hayat ne garip!

Devleti İzleyin – VI

Devleti İzleyin – V

Devleti İzleyin – IV

Devleti İzleyin – III

Devleti İzleyin – II

Devleti İzleyin – I

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s