Makedonya’nın başkenti Üsküp’ü ortadan ikiye bölen Varna nehrinin bir tarafı “Müslüman” diğer tarafı “Hıristiyan” bölgesidir. Aynı şehir, aynı hava durumu, aynı telefon kodu ama bloklar halinde iki toplum. Üsküp’ün Müslüman bölgesinde; Dindar, Laik, Alevi, Sünni, Kürtçü, Türkçü, Ülkücü, Solcu, Anarşist, Ateist hepsi bir arada yaşıyor. Orada Ateist, Müslüman! Düşmanlıkların, ayrılıkların olması algıyı değiştirmiyor. Kimliğinde ismi Hristiyan…
Yazar: omeraltas
Senaryo, Darbe ve Devlet
Devleti İzleyin-II Türkiye’yi; Irak ve Suriye gibi olmakla tehdit ediyorlar. Yüzüncü yılını doldurmadan II. Lozan’ı imzalamaya icbar ediyorlar. Devlet, İstiklal Harbi’nden sonra bir kez daha “beka sorunuyla” karşı karşıya. Bu nedenle “Devlet”, 15 Temmuz gecesi oradaydı. Başlangıcından sabahın ilk ışıklarına kadar her evrenin tam ortasında… Onların sır zannettikleri darbe hazırlıkları, devletin avucunun içindeydi. Tam anlaşılsın diye geriden…
Tam bağımsız Türkiye için kesinlik ve keskinlik şart!
Şehit Erol Olçak, Mustafa Cambaz ve diğer şehitlerimizin anısına…. “De ki ey kafirler!” Kuran-ı Kerim Ayşe Rânâ, 5. yaşına işgalden iki gün sonra girdi. 15 Temmuz 2016’da, vatana yönelik küresel işgal girişimi gecesi annesiyle birlikte tatildeydi. O uzun geceden birkaç gün sonra telefonda “baba, bugün sana dua ettim” dedi. “Ben de seni özledim kızım!” Ayşe bir an duraksayınca,…
Ebrehe’ye karşı Ebabiller
“Sen Rabbinin fil ordusuna ne yaptığını görmedin mi?” Fil süresi Köşe yazılarına biraz ara vereyim istedim ülkemde cuntacılar darbeye kalkıştı. Meydanlarda vatanın, milletin, dinin ve demokrasinin nöbetini tutmak, ruhumuzu teskin etmeye yetmedi. Elimizden geleni ardına koymayacağız! Milletle, vatanla, Ed-Devlet’le, Bereketli Hilal’le, Mezopotamya’yla, Asya’yla, Şark’la, ümmetle, Ed-Din’le ve demokrasiyle savaşıyorlar, biz de onlarla savaşacağız. Ne…
II. Gezi ayaklanması ve siyasette yeni boyut
Türkiye siyaseti boyut değiştiriyor. Hem iç ve hem dış siyaseti kapsayan bir değişim bu. Olumlu-olumsuz, doğru-yanlış, iyi-kötü şeklinde tanımlamadan, kendiliğinden var olan ve engellenemeyecek pratik bir gerçeklik.. İç ve dış siyasetin bir önceki boyutunda; bazı sosyal, siyasal ve psikolojik süreçler tamamlandı. Ebedi strateji yoktur. Zaman ve şartlar ülkeyi, müdahil olunamayan koridorlardan geçirerek ‘kendi içinde yeni bir…
Dava, siyaset ve samimiyet
Sevdiğinin kapısının önüne, sektirmeksizin her gün, bir kırmızı goncagül bırakan delikanlının samimiyetinden şüphe duyulur mu? Olağanüstü ilgi, kıza kendini kraliçe gibi hissettirmektedir. Âşık bundan emindir. Cesaretini, canlı tutan bu inançtır. Delikanlı, sevdiğinin etrafında pervanedir ama ona en küçük bir eziyet vermemektedir. Aşkını her seferinde birbirinden şık özel hareketlerle göstermektedir. Tüm mahalle olan bitenin farkındadır. Yürekler,…
İlm-i Siyaset ve Ahmet Davutoğlu
Küçükken henüz metropoller yokken kırlarda, eğilerek bacaklarımızın arasından tabiatı ve gökyüzünü izlerdik. Gördüklerimizi yüksek sesle ve coşkuyla birbirimize anlatırdık. Bu evrensel temayı 1989’da “Ölü Ozanlar Derneği” filmi de beyaz perdeye aktardı. Hans Holbein’in meşhur “Elçiler” tablosuna karşıdan bakıldığında fark edilmeyen ama başı hafif sola eğerek bakıldığında ise bir kafatasının resmedildiği görülür. Eşyaya farklı açılardan bakma…
Devlet ve Davutoğlu
Tarihin ilk günlerinden itibaren mahalle çocukları olası ki aynı biçimde eğleniyor. Bir akarsu bulduklarında dört-beş mahalleli bir araya gelir, sayıları kadar ağaç dalı bulur, bir-iki-üç diyerek aynı anda suya atar, kimse kendi dalından gözünü ayırmaz, coşkun tezahüratlarla birbirleriyle yarışırlar. Kader; ağaç dalı ve suyun sırtındadır ama üzülen ya da sevinen çocuklardır. Tüm bu öyküleri, “tarih”…
İslami STK’lar ve devlet
Siyasi hareketler, kendine özgü doğaları gereği, daha başında yola sorunlu çıkarlar. Apar topar kalkar telaşla hedefe doğru koşarlar. Normal hayatı, birdenbire hızlandırırlar. Toplum, onların davranışında hep bir anormallik gözler. Toplum sakindir ama onlar için sanki kıyamet kopmuştur! Vatanın, devletin, milletin, gençliğin, halkın, halkların, insanlığın, ümmetin durumu çöküktür. Toplum; tefessüh etmiş, faşizmin, kapitalizmin, emperyalizmin ya da Batı’nın, küfrün…
İslam Devleti ve Laiklik
Kuran ayetlerinin hayata fiilen müdahil oluşunun üzerinden çok geçmemişti. Asrısaadet ve Hz. Ömer dönemini kapsayan ilk evrede, Müslümanların, hayat karşısında pozisyon üstünlükleri vardı. Kısa sürede İslam, fetihlerle birden bire büyümeye başladı. Bu ikinci evrede, “taze” Müslümanlar hayata hazırlıksız yakalandılar. Can yakan soruların ve netameli problemlerin içinden çıkamayan İslam dünyası, kendini bıraktı. Hz. Osman’la pozisyon üstünlüğü…