HDP’li Kürt’ün İç Duası

Sur’a giren müteahhit ve işçiler hedefimizdir. Orada çalışan Kürtler kendilerini sivil görmesinler, öyle sivil olunmaz. ‘İşsiz kaldım çalışıyorum’ olmaz, orada çalışamazsın. Mustafa Karasu-PKK Bir köy delikanlısı, çeşme başında alımlı kızı fark eder. Çarpılır. Kendi kendine mırıldanır: “Seni avradım yapacağım!” Yüzyıllardır kendini tekrar eden köy hayatı kızı, bu “edilgenliği” normal ve doğal görür. Rutin köy işleri,…

Kendir Ali ve Meral Akşener

Yıllar önceydi. Mahallemizden çok uzakta, boş bir tarlada ilk kez tanıştığımız çocuklarla yaptığımız futbol maçında galip geldik. Büyük bir ağacın altında dinlenirken yenilen takım bizden şaşırtıcı bir istekte bulundu. “Hepiniz bu arkadaşla güreş tutun. Yenerseniz maç zaten sizin, yenemezseniz maç bizim olsun.” Büyük bir merakla meydan okutan kişiye doğru başımızı çevirdik. Adının Kendir Ali olduğunu…

Türkiye, Erdoğan, AK Parti

“De ki: Herkes kendi tabiatına göre davranır.” İsrâ 84 Türkiye’de, ideolojik ve politik kavga tamamlandı. Bundan sonrası profesyonellerin kendi aralarında kriket oyunu olacaktır. Türkiye’de sosyal algılar da netleşti. Bundan sonraki süreçlerde; yeni sosyolojik tanımlara ihtiyaç olmayacak. Olgular mecrasını buldu. Yaşanacak her olayın adresi şimdiden belli. Türkiye siyaseti; politik psikoloji evresine geçti. Bundan böyle devlete, iktidara,…

Barış Çağrısına Cevap

İslami terminoloji; savaş stratejisi olarak, güç dengesi aleyhte olduğunda barış yapmanın onursuzluk olduğunu salık verir. Zira zayıfken barış, zillet getirir. Güçlüyken sulh, izzet verir. Üstünlük düşmanın elinde olduğunda, uygulanacak tek strateji; direnmektir. Aslında bu, kadim ve evrensel bir savaş sanatıdır. Mücadelesine ve davasına inanan her müfrezenin tabii refleksi budur. Eğer bir ordu ya da örgüt…

Türk Solu’nun trajik doğası

Ne gül ne ağla sadece anla! Spinoza   Örgüt, şeytanın en büyük icadıdır. Eskiden Sol, Migros kamyonlarını çalıp içindeki ürünleri gecekondu bölgelerinde halka dağıtırdı. Şimdi Sol, tonlarca bomba yüklediği otomobili, evine, işine gitmek için servis bekleyen halkın tam ortasında patlatan ‘halk cephesi stratejileri’ uyguluyor. Halkı ölesiye sevmekten halktan ölesiye nefret etmeye evrilen Türk Solu’nun yüksek…

Sur, Sivil Cuma ve Devlet

“Kendi küçüklüğünün farkında olmaya idrak denir” Lao Tzu   Devlet, I. Dünya Savaşı koşullarında oyununu, Batı’nın ‘şartlarını kabul ederek’ oynadı. Yüzyıl sonra Devlet; bu kez, Batı’ya ‘şartlarını dayatarak’ oyun kuruyor. Devlette devamlılığı aramak, travmalar yaşayan ve duyguları bölünen milleti tahkim etmek için kat edilmesi gereken yolun kaldırım taşlarını dizecektir. İçe kapanıştan kendini belli etmeye kadar geçen…

Organik Ülkücüler, Kürtçüler, Solcular, Atatürkçüler: Milletin nöbetine!

Türkiye’de temel belirleyici olan, devlet ile Batı bloğu arasında oynanan oyundur. Diğer sosyal ve siyasi olaylar, teferruat. Alt çelişki ve çatışmaların tamamını, objektif olarak bu esas var eder. Batı bloğunun nihai içgüdüsü; I. Dünya Savaşı sonrası, yaralı iken işini tam bitirmediği, bu nedenle elinden kaçırdığı, Doğu-Batı ekseni arasında en stratejik geçiş coğrafyası olan, Avrasya kuramı potansiyeline…

Devleti izleyin!

1923 Türkiye Cumhuriyet’i Batı’ya mutlak icabet değildi. Tersine, Türkiye Cumhuriyet’i, devletin Batıya bir cevabı. Cumhuriyet bir varlık ve beka projesi. Cumhuriyet; İttihad-ı İslamcıların, İttihat ve Terakkinin bir konsensüsü. Sultan Abdülhamit Han ve Enver Paşa varoluşsal bir insiyakla beka için, geriye bir tohum bırakmak adına, çekilerek, kendilerini devletleri ve milletleri adına feda ettiler. Kadim devlet adamları;…

Derin Anadolu ve Erdoğan

Tanzimat, Devşirme siyasetinin; Kemalizm, Tanzimat’ın günahının bedeli oldu. Yeni Türkiye iradesi de Kemalizm’in günahlarının kefareti, devletin tövbesi. Her durumda kendi eksenimiz etrafında dönüyoruz. Bir devamlılık söz konusu. Tüm pozisyonlarda pergelin bir ucu sabit. Pergelin diğer ucu, sınırları istediği kadar uzaktan çizsin sonuç değişmiyor. Mustafa Koç’un cenaze törenini hatırlayın: Tabutunun üstünde Fenerbahçe futbol takımı bayrağı ve…

Kürtlük bitti!

İlk hatayı biz yaptık. Kürt problemini PKK ile eşitledik. Kürtlüğe dair her olguyu, ellerimizle PKK’nın sahasına attık. PKK’yı, Kürt sorununun mabedi yaptık. O mabedin eşiğine elini-yüzünü sürmeden devletin huzuruna gelenleri muhatap almadık. Farkına varmadan PKK’yı kendini bile şaşırtacak kadar büyüttük. PKK, terör tarihinin en büyük sıçramasını bu dönemde yaptı. Adını yanlış koyduk. Teröre; “salt” “terör” demedik….