Lanet okumayın, günde bin kez ‘biz n’aptık’ deyin!

Dini Yapıların Trajedisi ‘İçimizden’; katli, sirkati, tecessüsü, kizbi, zinayı, takiyyeyi, nifakı, bağyi kurumsallaştıran cemaatler ve kanaat önderleri neden ya da nasıl çıkar? Yoksa İslam fikriyatında ve referans pratiklerinde; öldürmeyi, çalmayı, ihaneti, yalanı, zinayı, ikiyüzlülüğü besleyen damarlar mı var? İslam’ın şiddetle reddettiği kötülükler üzerine binasını diken İslami cemaatler neyin nesi oluyor? Efradına, örgütüne, cemaatine İslamlığı; ağyarına,…

Erdoğan ‘Cumhuriyet’ kadınlarına hitap edecek mi?

Eski Türkiye aydınları , batılı hazır kavramlar ve veriler olmadan özgün bir düşünce sistemi geliştiremedi bugüne kadar. “Türkiye de kadınların siyasal katılımı daima çok düşük olmuştur, kadının görünürlülük oranı dünya standartların altındadır.” Örneğin bu aydınlarımızın Batı perspektifinden devşirilen ama topluma ‘kendi malı gibi’ sundukları tezlerden biridir. Aydınlar, nice toplumsal gerçekleri bugüne kadar hep bu nedenle ıskaladılar. Bu…

Teslim olanlara demokrasi, savaşanlara hegemonya!

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ve sonrasında uygulanması gereken mücadele diyalektiğinin ne olduğunu, en sarih haliyle, tane tane yazmadan bazıları anlamakta güçlük çekiyor. Türkiye’de yaşanan mücadele demokratik teamüller içinde yapılan mücadele değil. Hükümet muhalefet çatışması, partiler arası mücadele, hatta salt iktidar savaşı dahi değil. Doğada, bir nehrin çıkış kaynağında olduğu gibi ilk menbalar, harekete geçirici ilk saikler,…

‘Çatışma dili’ sürmeli!

2007 yılında Cumhurbaşkanını halkın seçmesi ve 2010’nda Anayasa değişikliklerini içeren referandumlar, demokrasinin derinleşmesi ve askeri vesayetin zayıflatılması esasını içeriyordu. Bu referandum sonuçları, Türkiye’de yaşanan kamplaşmanın, “ne olursa olsun illa kendi tarafım” eşiğinde olduğunun en somut ve bilimsel göstergeleridir. Herkesin yararına olan kanuni düzenlemeler bile toplumun bir kesimi tarafından salt taraf psikoloji ile reddedilebiliyor. Seçim sonuçları…

Devletin siyasal İslam’dan başka alternatifi yok!

Başbakanın belirlenmesi ve devrimin ruhu: Rutin kelimesi, bilindiği gibi, görüldüğü gibi, yaşandığı gibi anlamına gelir. TDK, rutini, “alışılagelmiş düzen içinde yapılan” şeklinde tanımlar. Sadece entelektüel hegemonya değil, Ak Partili hâkim politik perspektif bile Türkiye’de yaşanan sosyal ve siyasal dönüşümü “bir rutin” olarak görmeye devam ediyor. Onlara göre, her şey rutin ama geçici bir kriz ortamı…

Başbakan kim olmalı değil, ne olmalı?

Ülke siyaseti, tarihin fotoğraf sergisine, her geçen gün, birbirinden ironik yeni fotoğraflar ekliyor. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi adaylarının belirlenmesi süreci de bu fotoğraflardan birini oluşturuyor. Bu süreç, Türkiye siyasetinin nerden nereye geldiğini gösteren önemli bir kare. Bugün itibarıyla Türkiye, belki de resmen, sadece iki kutup. Oysa hâlihazırda ne çok parti, siyasi örgüt ve ideolojik…

AK Parti, Abdullah Gül, AK Partililer ve Dava

Bir anlama çalışması Türkiye’de ilginç politik ve sosyolojik gelişmeler yaşanıyor. Demokratik siyasal dönüşümün ana taşıyıcısı olan Ak Parti giderek başka bir anlama doğru eviriliyor. Bugün Ak Parti, klasik “parti” tanımının sınırlarını zorladı, aştı ve başka bir tanıma dönüştü. Bu bizatihi, Ak Parti’nin kendi dinamiğiyle olmadı. Ak Parti’yi bu konuma ‘karşı taraf’ zorladı. Gelinen nokta itibariyle…

Kemalist yapılar neden bu kadar ‘kişiliksiz’!

Ülkenin demokratik, illegal ve paralel muhalefet yapıları, 2014 Cumhurbaşkanlığı çatı odayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu belirleyerek kamuoyuna öylesine “dişi” bir olgu hediye ettiler ki her gün yeni bir analiz yapma imkânı veriyor. Ekmeleddin İhsanoğlu “yeni Türkiye” olgusuna destek veren kamuoyunda farklı etkiler de yaptı, hatta içimizden kimi “ilerici” aydınlar çok profesyonel, kapsamlı, kompakt ve etkin konsesüs…

Yine elleriniz boş döneceksiniz!

Ekmeleddin İhsanoğlu örnekliğinde temel çelişki ve baş çelişki: Ünlü bilge Beydeba, Kelile ve Dimne adlı eserinde, insana ve günlük hayata dair akıl dolu öğütler vermek için fabl türü öyküler anlatır. Benzer bir öyküyü güncel siyaset için konu edebiliriz. Karganın biri, çok beğendiği güvercin gibi yürümek istemiş. Beceremediği gibi eski yürüyüşünü de unutmuş, karga bu nedenle paytak…

Ekmeleddin İhsanoğlu: Sosyoloji mi akıl tutulması mı?

Muhalefet partilerinin, 2014 yılı Ağustos ayında gerçekleşecek olan tarihi gördükleri Cumhurbaşkanlığı seçimi için “çatı adayı” olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu belirlemesi, gözden kaçması kuvvetle muhtemel bir başka açıdan daha ele alınmalı. Profesör Ekmeleddin İhsanoğlu olayı akademik değerde bir test oldu. İki “farklı” yapısal bloka bölünmüş Türk siyasal paradigmasının “ayrı ayrı” uygulamalarına rağmen “ortak stratejilerinin” bir testi bu….