Bir devrimciden başkası Cumhurbaşkanı ya da Başbakan olamaz!

“Wicdanê xelkê tune” İnsan iki şeyi bilmiyor; hem başkasının kadir kıymetini hem kendi kıymetini bilmiyor. İnsan dengeyi bulamayan bir varlık. Bu nedenle dinler, kanunlar hatta atasözleri daima insana öğüt verir. Bir Kürtçe atasözü yine kişiyi orta yolu bulmaya teşvik ediyor. “Ger meriv xwe nepisine, ma wicdanê xelkê hey e? ” “Eğer kişi kendini ifade etmezse, başkasının vicdanı…

Millet sıfır noktasında ayağa kalkıyor

Henüz anlamayanlar için sözü genelleyerek ve basitleştirerek söylemeli. Bilinen bütün kalıpları bir tarafa bırakın. Ezberleri unutun, ön kabuller girdabından çıkın. Bir avuç gerici Türk aydınının, emanet olan ve yar kenarında emanet duran sırça köşklerde kurduğu sürreal dünyanın perdesini aralayarak pencereden dışarı ve aşağı bakın. Onlar sadece “sahtekârlar.” Onlar ikiyüzlü ve kazipler. Onlar, kendi çıkarlarından başka…

Diz çöktürmeden barış olmaz!

Toplum iradesinin iki talebi : Ceza, tasfiye ve kaybeden hiyerarşi Tarih, herkes ittifak ettikten sonra oluşan bir bilim dalı değildir. Tarih, sadece bir arkta akar, geride kalanları ve arkadan bakanları çoktur. Bu yaşamın ironisidir! Kendi katılımları olmadığı için Yeni Türkiye olgusunun inşa edilemeyeceğini düşünenler hatta yakin derecesinde buna inananlar 30 Mart 2014 yerel seçim sonuçlarını da gördük…

30 Mart: Herkes İslami ‘vesayete’ hazır olsun!

30 Mart 2014 yerel seçimleri, demokratik bir seçim değil. Ontolojik bir seçim. Bu seçimle birlikte ülkedeki her sosyal-siyasal varlık yaşamsal bir sınav vermiş oluyor. Bütün politik yapılar “ne kadar varım” sorusunun gerçek cevabını bu seçimde alacak. Siyasal partiler, çok uzun yıllar 30 Mart 2014 seçim sonuçlarını referans alarak yollarına devam edecekler. Bu seçimde aslında Ak Parti yok,…

Yasak aşk!

Yasak ilişki olgusu, her yerde ve daima benzer özellik gösterir ve benzer iz bırakır. Bu tür bir ilişki içinde bulunan bireyler ve yapılar, gözle görülür bir delil ellerinde olmadığı halde, nasıl herkesin kendileri hakkında gerçeği görmüş gibi kanaat sahibi olabildikleri noktasında şaşkınlıklarını gizleyemezler. Yasak ilişkilerin ontolojisini en iyi ‘yasak aşk’ metaforu verir. Türkiye siyasetinde, son…

Hiçbir devrimci evinde oturmasın!

Hayat, pozitif ayrımcılık bile yapmaz, her insanı ve her topluluğu bir şekilde güçlükle sınar. Kişi güçlüklerden sonra kimlik kazanır ya da karakterini açığa çıkarır. Bir topluluk da zor sınavlardan sonra bir olguya dönüşür, irade oluşumuna sahip olur. Sonuçta bireyler, topluluklar, yapılar ve devletler güçlükleri atlattıkça anlamlı vasıflara ulaşırlar. Hayatın normal akışında giden hiçbir varlık bu…

Siz kenara çekilin ‘orta yolcular’!

Oportünizmin diyalektiği Bu ülkede 2013 yılında, insana, insanın ruhuna dair çarpıcı olaylara tanık olduk. İnsan denen varlığın aldanma sınırlarının hangi uç noktaya dayanabileceğine dair bulunmaz nitelikte örnekler yaşandı. Yoğunlukla pornografik görüntü ve diyaloglar içermesi, genel ahlaka aykırı, çocukların ve gençlerin ruh sağlığını etkileyici olumsuz örnek oluşturan görüntü ve etkiler içermesi nedeniyle Türkiye’de gösterimi kurulca bile…

“Eşeddu şeddeye dayandık neden ehvene karşı savaşıyoruz?”

İnsan özgür müdür? Yoksa insan türü, özgür olduğuna kendini de inandırarak yaşayan tiyatro oyuncusu mudur? Aslında Vilfredo Pareto, Seçkinlerin Yükselişi Ve Düşüşü, Kuramsal Bir Sosyoloji Uygulaması adlı eserinde; İncil’deki bilimsel hataları işaret ederek Hıristiyanlıkla mücadelenin mümkün olmadığını, bunun Hıristiyanlığa zarar vermediğini, aksine her zamankinden çok büyüdüğünü söylerken olayı bu kadar kavramamıştık. Belki de insanın prangalarından kurtulmasına çalışan…

Dört mahreme birden izinsiz girdiler!

En kıymetli misafirdiler, dört mahreme birden izinsiz girdiler! Üniversite döneminde öğrenci evinde birlikte kalan Âdem güreştiği Selçuk’a her seferinde yenilir. Yine fena halde yenildiği bir güreş sonrasında Âdem aniden ayağa kalkıp Selçuk’a: “Ama ben de senden yakışıklıyım” der. Yakışıklılığı da tartışılırdı ama konu bu değildi. Âdem etrafını bu alana çekerek rahatlamak istemişti. Son aylarda Türkiye’de…

Neden hiçbir zaman kazanamayacaklar?

24.02.2014 tarihinde dolaşıma sokulan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtlarından sonra her şeyin yanıp yok olacağını ve küllerinden çok arzuladıkları yeni bir Türkiye doğacağını;aynı anda bekleyen Cemaatçiler, eski devlet unsurları, Siyonist küresel güçler ve liberal kimi aydınların heyecandan kalp ritimlerinin farklı attığını hissedebiliyoruz. Yaşanan olayların tamamının üzerine “çok şükür İslamcılık bitti” diyerek analiz yapan derinliksiz…