Hiçbir devrimci evinde oturmasın!

Hayat, pozitif ayrımcılık bile yapmaz, her insanı ve her topluluğu bir şekilde güçlükle sınar. Kişi güçlüklerden sonra kimlik kazanır ya da karakterini açığa çıkarır. Bir topluluk da zor sınavlardan sonra bir olguya dönüşür, irade oluşumuna sahip olur. Sonuçta bireyler, topluluklar, yapılar ve devletler güçlükleri atlattıkça anlamlı vasıflara ulaşırlar. Hayatın normal akışında giden hiçbir varlık bu…

Siz kenara çekilin ‘orta yolcular’!

Oportünizmin diyalektiği Bu ülkede 2013 yılında, insana, insanın ruhuna dair çarpıcı olaylara tanık olduk. İnsan denen varlığın aldanma sınırlarının hangi uç noktaya dayanabileceğine dair bulunmaz nitelikte örnekler yaşandı. Yoğunlukla pornografik görüntü ve diyaloglar içermesi, genel ahlaka aykırı, çocukların ve gençlerin ruh sağlığını etkileyici olumsuz örnek oluşturan görüntü ve etkiler içermesi nedeniyle Türkiye’de gösterimi kurulca bile…

“Eşeddu şeddeye dayandık neden ehvene karşı savaşıyoruz?”

İnsan özgür müdür? Yoksa insan türü, özgür olduğuna kendini de inandırarak yaşayan tiyatro oyuncusu mudur? Aslında Vilfredo Pareto, Seçkinlerin Yükselişi Ve Düşüşü, Kuramsal Bir Sosyoloji Uygulaması adlı eserinde; İncil’deki bilimsel hataları işaret ederek Hıristiyanlıkla mücadelenin mümkün olmadığını, bunun Hıristiyanlığa zarar vermediğini, aksine her zamankinden çok büyüdüğünü söylerken olayı bu kadar kavramamıştık. Belki de insanın prangalarından kurtulmasına çalışan…

Dört mahreme birden izinsiz girdiler!

En kıymetli misafirdiler, dört mahreme birden izinsiz girdiler! Üniversite döneminde öğrenci evinde birlikte kalan Âdem güreştiği Selçuk’a her seferinde yenilir. Yine fena halde yenildiği bir güreş sonrasında Âdem aniden ayağa kalkıp Selçuk’a: “Ama ben de senden yakışıklıyım” der. Yakışıklılığı da tartışılırdı ama konu bu değildi. Âdem etrafını bu alana çekerek rahatlamak istemişti. Son aylarda Türkiye’de…

Neden hiçbir zaman kazanamayacaklar?

24.02.2014 tarihinde dolaşıma sokulan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtlarından sonra her şeyin yanıp yok olacağını ve küllerinden çok arzuladıkları yeni bir Türkiye doğacağını;aynı anda bekleyen Cemaatçiler, eski devlet unsurları, Siyonist küresel güçler ve liberal kimi aydınların heyecandan kalp ritimlerinin farklı attığını hissedebiliyoruz. Yaşanan olayların tamamının üzerine “çok şükür İslamcılık bitti” diyerek analiz yapan derinliksiz…

Muhasebe zamanı

Toplumun en münzevi ve bilge kimliklerini bile politik savaş arenasına çeken ülke sürecine aşk olsun! Barışa ve hürriyete aht olsun. Her sınıftan hak eden, onur ve erdem savaşçılarına da aht olsun. Fitne, zulüm ve kaos ateşini sadece onların söndürebildiği annelerin gözyaşlarına aht olsun. Anne gözyaşının (toplum vicdanının) yeşerttiği demokratik dönüşüm, barış, normalleşme, hak ve hürriyetler her…

“Sizin dininiz size bizim dinimiz bize”

İnsanlığı halasa erdirme iddiası ile ortaya çıkan Kurtuluş İdeolojileri tarih boyunca toplumların başlarına bela oldular. Toplumu kurtarmak için yola koyulan ideolojilerin tamamı sonunda insanlığı katletti. Felsefeleri ne olursa olsun bu hiç değişmedi. Başlarında davranışları tahmin edilemez meczup bir Mesih’in, büyülü yöntemlerle gönüllerden girilerek beyinleri de teslim alınan kanı çekilmiş, meyus gözlü bir kitlenin ve sırlı…

İhanet, yolsuzluk ve ‘yargı’

İnsanlar her ne kadar görmezlikten de gelseler yaşamın içinde başka bir dil başka bir sistem işler durur. Güncel, sıcak ve karmaşık, sosyal ve politik olayları bir başka perspektiften gözlemlemek mümkün. İhanet, haksızlık, kin, nefret, seçkincilik, yalan, dolandırıcılık, yolsuzluk, kamu hakkını yemek, irtikap, rüşvet, mafyacılık, hukuksuzluk, istismar, iltimas, nepotizm, kibir, zulüm, hırsızlık, fuhuş, çirkinlik, bağiy, tuğyan,…

Putperest gizli formları reddetmek!

“Mübarek ayağınızdan öperim hocam!” Aynada kendi suretimizle karşılaştıkça yüzleşmenin hayati bir zorunluluk olduğu kendini iyice belli ediyor. Dini-politik sıcak bir örnek ile başlayalım: “Muhterem hocam. Selam eder, kemal-i hürmetle kadem-i mübarekinizden öperim.” Bir ilahiyat öğrencisi, cemaat hiyerarşisinden “ağabeylerinin” isteğiyle üniversiteden mezun olduktan sonra M. Fethullah Gülen’in vereceği her göreve hazır olduğunu beyan etmek için hazırladığı…

Üç meşruiyet kaybı

Doğru cemaat yanlış liderlik Paralel devlet tanımına muhatap olan muhafazakâr dini bir yapının daha çok dış dinamikler üzerinden analizleri yapıldı. İç dinamikleri dikkate alınarak yapılacak bir değerlendirmede ise ilk olarak “meşruiyet kaybı” göze çarpıyor. Meşruiyet kaybı öyküsünü yazmak ve okumak, kirli politik sürece dahil olan olumlu yapılar, ortak değerler ve cemaat bireylerinin korunmasına umarız katkı…